PAYLAŞMAK..
Halil İbrahim bereketi diye bir deyim vardır Türkçemiz'de.Halil ve İbrahim iki kardeşler. Halil evlidir, İbrahim ise bekar. Babalarından kalan tarlaya ortaktırlar. Tarlayı sürerler, buğday ekerler. Ürünü bölüşürler ama sapla samanın birbirinden ayrılma işi günlerce sürdüğü için gece mahsule bekçilik yapmak zorundadırlar. Bir gece Halil bekler mahsulü, bir gece İbrahim. Halil gece beklerken düşünür "Kardeşim hala bekar, evlenecek, yuva kuracak, düzen oluşturacak. Ben ürünümden bir kısmını onun tarafına atayım." der. Küreklerle onun tarafına atar mahsulünün bir kısmını. Öteki gece mahsulü bekleyen İbrahim ise "Abim evli, çocuğu var, bense bekarım. Abimin benden daha çok ihtiyacı vardır" diyerek küreklerce mahsulü abisinin tarafına atar. Bu günlerce devam eder. Halil kendi payından kardeşinin tarafına, İbrahim'se abisinin tarafına atar da durur. Allah bu iki kardeşin cömertliğini öyle beğenir ve öyle bir bereket verir ki mahsullerini satarlar, satarlar, satarlar da bitmez.
Bugün insanlar çok daha küçük şeyler için yalan söylüyor, iftira atıyor, hatta adam öldürüyor. Ya kazandıklarını sandıkları anda kaybettikleri? Adam gibi adamlığın tarifi; tarifi yapanın adamlığına bağlıdır. Kendilerini sığdırdıkları insan tanımı: Profesyonel. Ticarette duygu yok, alışverişte duygu yok, sporda duygu yok, eğitimde duygu yok, işte duygu yok... Hatırlatalım Ey İnsanlık, evrim teorisi tersten bakıldığında doğru gözükmeye başlıyor: İnsandan geldik, hayvana gidiyoruz...
Ayşenur ÇOBAN
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder